ve fonda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ve fonda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.03.2013

Let It Be, Let It Get Me


Pour something over me and make me drown
Let it be heavy, let it hurt but let it be quick as well
Let my story hang on beneath the trees, like some crust of the rivers
Not to get found by someone but to be sung eternally 
Not for some people, just for some soul
To let them know they could do more
To let them know they could do better
Because the worst part passed away
                                                          With me

12.10.2012

Ve fonda... Hum The Bassline Çalıyordu





İnen günün ardından yükselen manzara çarpabilir seni. İçine çekebilir. Dudaklarına çekip ruhunu bir dikişte içebilir.

Sen buna kendini bırakabilirsin. Hoşuna gidebilir, seve seve tükenebilirsin. Son lokmanda tüm kaybettiklerine ve kayboluşuna pişman da olabilirsin.

Bunun bir adım öncesinde bambaşka bir ihtimal yatıyor olabilir. Onu da aslında yakalamış olabilirsin. Elinden kayıp gitmiş yahut hiç senin olmamış olabilir. 

Sen yine de madem içine düştük deyip, hayatı tüm façalarıyla bağrına basabilirsin. Ve o seni yine de ısırabilir. Ve bu sonsuzlukta böylece hep sürüp gidebilir.

Bir uçurum, seni içine çekebilir. Seni büyüleyebilir. Sen kurtuluşuna inanırsın. O senin felaketin olabilir

Olsun. Felaketin olsun, ağlarsın ve bin yıllık deyişlerde yeniden canlanırsın...

Yaş aldıkça, yara aldıkça, kandıkça iflah olmuyorum. Bu kaçıncı cuma...



31.07.2012

Ve fonda... Heartbeat çalıyordu

Lütfen müzikle tüketiniz!




Çakıp tasvirleri yağmurlarla yıkamak isterdim burayı ama bu defa öyle değil. Bu defa rüya değil gerçek gibi kopuyor gelgitler beynimde. Bu defa öyle tatile gider gibi değil bu adımlar. Her an ruhumdan bir kaza çıkabilir, korkmuyorum diyemem. Engel olamıyorum, bir zerre kadar direncim yok dalga dalga gelen bu hallere. Yani öyle pembe bir nehirde kayar gibi değil, köpükle bir beden olmuş koyu mavi sulara karışır gibi akıp geçmek istiyorum tüm dünyanın üzerinden. O yolun sonunda tek bir adam olsun istiyorum, aslında hiç bilmediğim bir adam. Bu adam bana aklımın bir oyunu olmasın istiyorum. Aklımı oyunlardan alamıyorum. Türlü isim, yüz, laf geçiyor zihnimden; başkası yok diyemiyorum ama en çok o... Öyle ılık bir duş gibi geçmiyor aklımdan, hayatı değiştirir gibi geçiyor. Her şeyi yerinden kaldırıp odanın öbür yanına çarpar gibi geçiyor aklımdan. Beni alıp yollara vurur gibi koşuyor zihnimde. Olmadık işlere kalkışıyorum. Eskiden olduğu gibi değil, daha fena kalkışır gibi. Kendime gelemiyorum, sonradan ele geçiren bir zehre kapılmış gibi yavaş ve yumuşak başlayan bu sarsıntıların nasıl bir anda sıklaştığını düşünüyorum. Sonra takılıyor yine aklım bir yere, dünyanın haline dalıyorum. Bir anda hepsini, her şeyi sırtlanmak istiyorum. Sonra sırtım zayıf geliyor, zayıf düşer gibi oluyorum. Bir ara uyuyorum, sonra uyanıyorum her şey aynı gibi. Sonra bir ışık çarpıyor gözümün kenarına, bir anda yeniden uyanıyorum sanki ama bir başka uykuya yatar gibi. Böyle böyle geçiyor günler, saatler, anlar. Durdurmuyorum da hayatı, sanki her şey daha bir akıyor, hepsi üstümden geçsin diye beklercesine ben hayata uzanmışım sanki. Kifayetsiz duruyorum. An geliyor ben napıyorum diyorum an geliyor soluksuz kalıyorum an geliyor anlatıyorum ama ne kadar anlatsam da tek söz söylememişim gibi içim. 


Bu kaçıncı salı, hala her saniye onu düşünüyorum.


14.09.2011

Geçen Pazar'ın Şiiri - 10
























huzursuzlukla yüklü,
kimsesizlikle yükümlü
Ve sürekli bir
yarımlıktan hükümlü
ifadeler yüzümden dökülen...
gitmeyi hayal ederek
durmaya devam eden,
hüzne saplanmış
kalakalmalar bileklerimi kesen.
ağlayışlar, haykırışlar, bırakışlar,
hep aynı kısır döngüde çırpınışlar.
bir başkası ve sonraki ve sanki
hep ardından gelen
ısrarla umutla beklenecek,
beklemeye değecekmiş gibi.
bu kendini kandırışlar,
geriye kalan günleri
tüketmek için
tutunacak dal aramaktan.

yolu yok ki kaçmanın
aynadaki aksinden.
ne de sonu var
fikrini ertelemenin,
tekrar ve tekrar
tüm kaosuyla doğmaya
devam eden günden.
silinemiyorsa acının izi,
silinemiyorsa alnından bu yazı,
geçip gitmiyorsa göğsünden
gecenin avazı
bil ki sana miras kalan hesaplaşmalar
yerli yerinde dünden.