You know...
I was just thinking...
Maybe it might be good to know that...
< volume up and listen to me, this is for you, from the deep of my heart >
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26.09.2012
25.09.2012
Çok Sıktın, Mola!
Gerçeği saklayacak denli tatlı şeylerden korkuyorum.
O denli tatlı keklerden, o denli tatlı kıyafetlerden, o denli tatlı erkeklerden de tabii ki... Kadınlar? (Onlar benim radarıma girmiyor, o tehditten kurtulmanın da imkanı yok beyler kafanız böyle güzel oldukça)
Ama korkunun ecele faydası olmadığından yiyip içip kuşanıp aynı ağlara düşüyoruz öyle değil mi?
Ya o değil de işler tıkırında gidince AY PEK HOŞ OLUYOR da, kesata bağlayınca pek hüzünlü.
Neden şu ana kadar bir şey anlamadınız biliyor musunuz?
Çünkü size dinletmeden önce ben dinleyip izliyorum bunları. BU NE KARDEŞİM? (bknz. aşağısı - benimki sütlü olursa sevinirim)
Etiketler:
black coffee in bed,
mola,
müzik,
sabah,
squeeze
17.09.2012
Arzu Ettiğimiz FeSLefe
Henüz kafamdaki haftasonundan çıkamadım ve orada da iş vardı.
O yüzden izninizle bugün biraz sapla samanı karıştıracağım.
Bu esnada;
Dirty Projectors - 'Stillness Is The Move' ile dominorecordco
Etiketler:
dirty projectors,
müzik,
pazartesi,
stillness is the move
6.08.2012
Monday... is a deal breaker!
If you lighten up strong enough, everything will be beautiful and lucent in the same way and just as a whole.
But who's strong enough to do that in perpetuity?
And besides, I'm not that cheerful about sharing my gleam with 'everyone'.
I wouldn't be a killjoy but no offence, it's monday!
Though, I could be a little cheesy for you... Have a delightful monday!
Cheesy to calm down:
Cheesy to cheer up:
Cheesy to stay mainstream:
Etiketler:
cher,
in english,
kina grannis,
matthew west,
monday,
music,
müzik,
pazartesi,
strong enough
31.07.2012
Ve fonda... Heartbeat çalıyordu
Lütfen müzikle tüketiniz!
Çakıp tasvirleri yağmurlarla yıkamak isterdim burayı ama bu defa öyle değil. Bu defa rüya değil gerçek gibi kopuyor gelgitler beynimde. Bu defa öyle tatile gider gibi değil bu adımlar. Her an ruhumdan bir kaza çıkabilir, korkmuyorum diyemem. Engel olamıyorum, bir zerre kadar direncim yok dalga dalga gelen bu hallere. Yani öyle pembe bir nehirde kayar gibi değil, köpükle bir beden olmuş koyu mavi sulara karışır gibi akıp geçmek istiyorum tüm dünyanın üzerinden. O yolun sonunda tek bir adam olsun istiyorum, aslında hiç bilmediğim bir adam. Bu adam bana aklımın bir oyunu olmasın istiyorum. Aklımı oyunlardan alamıyorum. Türlü isim, yüz, laf geçiyor zihnimden; başkası yok diyemiyorum ama en çok o... Öyle ılık bir duş gibi geçmiyor aklımdan, hayatı değiştirir gibi geçiyor. Her şeyi yerinden kaldırıp odanın öbür yanına çarpar gibi geçiyor aklımdan. Beni alıp yollara vurur gibi koşuyor zihnimde. Olmadık işlere kalkışıyorum. Eskiden olduğu gibi değil, daha fena kalkışır gibi. Kendime gelemiyorum, sonradan ele geçiren bir zehre kapılmış gibi yavaş ve yumuşak başlayan bu sarsıntıların nasıl bir anda sıklaştığını düşünüyorum. Sonra takılıyor yine aklım bir yere, dünyanın haline dalıyorum. Bir anda hepsini, her şeyi sırtlanmak istiyorum. Sonra sırtım zayıf geliyor, zayıf düşer gibi oluyorum. Bir ara uyuyorum, sonra uyanıyorum her şey aynı gibi. Sonra bir ışık çarpıyor gözümün kenarına, bir anda yeniden uyanıyorum sanki ama bir başka uykuya yatar gibi. Böyle böyle geçiyor günler, saatler, anlar. Durdurmuyorum da hayatı, sanki her şey daha bir akıyor, hepsi üstümden geçsin diye beklercesine ben hayata uzanmışım sanki. Kifayetsiz duruyorum. An geliyor ben napıyorum diyorum an geliyor soluksuz kalıyorum an geliyor anlatıyorum ama ne kadar anlatsam da tek söz söylememişim gibi içim.
Bu kaçıncı salı, hala her saniye onu düşünüyorum.
23.07.2012
Bazen Pazartesi Dünü Taşır...
Bazen olur... Bazen yenisi de eskisini taşır, haftanın, günün, insanın... Bazen sen halletsen de kokusu peşinden gelir uzun uzun. Ama kafan netse, kalbin de ha keza, çal bir şarkı, devam et hayata...
Çünkü - kendine bunu hatırlatmaya devam et - her şey yolunda.
16.07.2012
Hala Israrla Soranlara...
*Lütfen müzikle tüketiniz...
Tek nefeste: Hala inanıyorum! Tüm kalbimle...
"Hala? Nasıl? Niye? Anlayamıyorum..." diyenler...
İnanın yalnız değilsiniz. Öbür tarafın aksine benim anlatmaktan dilimde tüy bitti ve sanki öteki türlüsü daha kolaymış gibi...
Ben de bilmiyorum seneler nasıl geçiyor böyle ve nasıl çıldırmıyor insan ve yine de nasıl sabrediyor da selamete eremiyor. Vazgeçip aynı tuzağa tekrar her şeye rağmen nasıl düşüyor? Bir hafta önce yediği rüzgardan sonra bu koku nasıl hala sindiği yerden çıkmadan durabiliyor? Cevabını bildiğim 'nasıl' bu değil. Size bunları anlatamam.
Ama neden ... ve ... nasıl hala sürüyor? Bunu anlatabilirim.
Sırasıyla;
Çünkü dirensem de, çırpınsam da çıkmıyor hayatımdan. Israrla geliyor, ısrarla düşüyor üzerime. Ve ben, hayatı tüm getirdikleriyle kucaklamaya aç ben, depremle yaşamayı öğrendim. Hala öğreniyorum. Hala daha da iyiye gidiyorum.
Çünkü ben ona değil, aşka inandım. Ona değil, hayatın iyi kötü bana sunacaklarına açtım. Kalbimi her şeyiyle açtım hayata ve ona, her şeyiyle serdim. Çünkü ben ya hep ya hiçtim. Ve hayat hep akıl almaz rüzgarlar getirdi bana. Beni inanamayacağım mutluluklara teslim etti. Ben her canım yandığında ona güvendim. O beni hiç pişman etmedi.
O yüzden bu benim için ne iki kişilik ne de araya koyduklarıyla otuz kişilik bir hikaye olmadı. Çünkü bu hiç onunla benim aramda olmadı. Ben bu meseleyi hep hayatla aramda hallettim. Hayat beni onun aksine hiç yüzüstü bırakmadı.
Ve ben bir kez daha çıkmışken raydan ve inanmışken safkan halimle, bugün üzüldüysem bilin ki hayat beni sadece yeniden yola koydu ve benimle birlikte yeniden yepyeni bir hikayeye doğru yola koyuldu. Yollar bizi hep çok iyi ağırlıyordu...
Etiketler:
içimden geçenler,
love,
müzik,
rosey,
soranlara
3.05.2012
18.04.2012
Enfes: Vera / Yarın akşam Ghetto'da!
Hamili albüm yakinimdir...
... ama torpilden yazmıyorum. Yine de o şapşal heyecan yüreğimde değil diyemem. Hiç karizmatik değilim bu konuda, senelerce yanı başımızda dinledik, hep beğendik, hem arkadaş hem de albüm basılmadan önce de müdavimleriydik.
Şimdiyse nihayet işi resmiyete döktüler, biz de gittik aldık nikahımıza.
Yarınsa düğünümüz var Ghetto'da, herkesi bekleriz!
Albüm yorumunu kendisi gibi ucu havada bırakmayı tercih ediyorum, ama özetini de sakınmayayım.
Çok iyi olmuş, çok da iyi güzel olmuş, son şarkı favorim değil ama 3 favorim sırasıyla İnan Bana, Dünya ve çıkış parçaları Karanlık Dokunmasın.
Ben İnan Bana klibi paylaşmayı tercih ederdim, eğer olsaydı. Ama Karanlık Dokunmasın'la da bu güzel davet nihayete erdirilebilir.
Yarın görüşelim, çünkü her şeyden önce herkes orada olacak, belki tanışabiliriz bile ;)
Gelsin detaylar! VERA GHETTO'DA / ALBÜM TANITIM KONSERİ...
Etiketler:
albüm,
arel koray nalbant,
babajim records,
canberk karademir,
dünyacan yılmaz,
enfes,
ghetto,
karanlık dokunmasın,
mustafa şarbak,
müzik,
onur gülen,
vera,
video
16.04.2012
Albüm: Yeni Teoman Gelmiş Haanııım!
Altuğ is the new Teo kartları basılabilir yakında internetten...
Kimse için kırıcı olmak istemem ama yani bilemedim... Neyse yeni 14'lüklerin Teoman'ı olmak da kötü olmamakla birlikte vakti zamanında Şebnem Ferah'a Özlem Tekin için aynısı denmişti örneğinden yola çıkarak bu arkadaşımız da pek daha güzel biçimde ayrışabilir belki...
Eğer kulağınız yeni ufuklar açacak bir kapı beklemiyorsa bence gayet güzel dinlenebilir de...
Klip - Altuğ Akınsel - Söz Konusu Official ile Altu_Aknsel
Etiketler:
albüm,
Altuğ Akınsel,
mola,
müzik,
özlem tekin,
şebnem ferah,
teoman
30.03.2012
Mola! Hala yağıyor!
Oradan da görüyor musun şu düşüp de çıkamadığımız halleri Yavuz?
...Çünkü içimdeki yağmur da dinmek bilmiyor.
Çünkü böyle işte bu işler.
Ve bazıları var ki günü gelip de bitmek bilmedi be Yavuz!
Koray Beylere selam olsun!
29.03.2012
Enfes: Bora Uzer
Kaç nesil eritti sayamadık...
... Çünkü renkli, müzikli, giderli, hareketli ... sürer gider.
Sene 1997. Nasıl bir mucize olduysa maaile - ki toplanması 3 kişi için niye o kadar zordu bilmem - üstelik de aile dostlarıyla bayramda bir Bodrum klişesine girişmişiz. Havanın soğukluğu anlatılmaz. İşte ilk defa o bahar kapısında Bodrum Mavi'de Bay Erol sayesinde tanıdık kendisini. Hem de Kangroove'un bir üyesi olarak.
Müzikte şansım yaver gittiyse, hep Erol sayesinde gitmiştir...
Neden şimdi? Çünkü canım öyle istedi...
Cuma gününü kaçıracağım için nasıl üzülüyorum belli değil.
Bir alana bir bedava...
23.03.2012
Mola! 5 Kişiye 1 Gitar!
Türk karasularında talihsiz bir ismin harika bir parçası...
Ayıptır söylemesi, geçen Amsterdam'dayız, Şuşu bir ara alfabe şarkısından ne biçim şarkı yapmış diye söyleniyordu bir adam hakkında. Benim Kimbra aracılığıyla bulup dinlediğim fakat aslında hiç fark etmediğim Gotye'nin Somebody That I Used To Know isimli parçasıydı bahsettiği. (Bu 'parça' kelimesi çok garip, bazen cuk diye oturuyor da bazen bir garip kıroluk veriyor...???)
Bu parçanın karşıma olmadık yerleden çıkması ve olmadık noktalarda muhabbetime gelmesi pek sıklaştı diyordum ki dün akşam - thank to cotosun - bir de cover silsilesiyle hayatımı şenlendirdi.
Şu güzide Cuma gününüzü önce hayranlıkla sonra kahkahayla şenlendirmesi için STIUK, (evet uzun yazmaya üşendim, ne var?!) cover'ı ve sonra da onun cover'ı...
(Bir de bir tavşanın suyunun suyu hikayesi vardır ama şu an mevzuyla ilgisi yok...Neyse...)
-Dı Oricinıl-
-İts Kavır-
-Faynıli İts Parodi-
Etiketler:
5 kişiye 1 gitar,
cover,
Gotye,
kimbra,
mola,
müzik,
video,
walk off the earth
2.03.2012
Mola! Zihin Temizliği
Aslında gülümsediğinde şeker de oluyor
Şöyle bir bakayım dedim ve karşıma çıkan ilk video cuma sabahı zihnimi kurtardı. Belki size de iyi gelir. Bir deneyin bakalım. Ben şimdi sizin için kendisini daha derin araştırmaya girişiyorum.
Etiketler:
ibrahim maalouf,
konsantrasyon,
mola,
müzik
1.03.2012
Enfes: Time Of My Life & Patrick Swayze
Çok fena yapıyor heveslerimi bu sahne...
Üç gündür hem dinliyorum hem düşünüyorum ben bunu yazmış mıydım diye. Sonra baktım ki durup durup dinliyorum, bunu okuyan da bir kez daha hatırlasın dedim.
Her genç kızın gençlik hayalinin fimidir bu. Yeterince narin, sessiz ve uyuzsanız yaşamış olma ihtimaliniz de yüksek. Tabii Amerikan kültüründeki yaz kampında iki haftada yakalanan bu ivme burada ne kadar gerçekleşirdi o zamanlar bilmiyorum. - Bugün için işten değil de... - Ama bizim 'yazlıkçı' kültürümüz her şeye yetecek kadar genişti.
Tabii ben de bir o kadar geniş olduğumdan benim hikayelerim daha pratik sonuçlandı, çoğu da başlamadan.
Ama zaten hiçbiri de bir Patrick Swayze değildi...
Nerde o eski kiloluk filmler...O zamanlar Patrick Swayze'ye pek bayılmazdım, hatta beğeneni de anlamazdım açıkçası. Ama derler yaşadıkça zevklerin değişir, başka şeyleri fark edersin... ;)
O final dansında kim uçan kaçan sahneleri severse sevsin, benim için olay giriştir.
Gelinir, ceket çıkarılır, şarkıyla sahneye alelade girilir ve işte o parmak hareketi...!
Ben o minimal davete, pembe elbiseye, şarkıya ve bu adama ruhumu teslim ederim!
Ama tabii bu yazının olması için aşağıdakini dinlemek yerine final sahnesini izlemelisiniz: Hayatımın Dansı 1
Etiketler:
dirty dancing,
enfes,
jennifer grey,
müzik,
patrick swayze,
time of my life
Mola! Lanet gibi...
Tam da böyle hissediyorum bazen...
Takıldı mı çıkmıyor insanın aklından. Hele benim gibi sözleri ezberleyemeyince. Allah'ım ölüciim...
Etiketler:
Keep Bleeding Love,
Leona Lewis,
mola,
müzik
29.02.2012
28.02.2012
Bişiler... Kıvılcım - Ehlikeyf
Masummiyetten gelen güzelliği seviyoruz...
Bütünlükten uzak ve hala tamamlanmayı bekleyen gamzeleri varmış gibi bir albüm. Ama biz gamzeyi de güzellikten biliriz.
Bu hanımefendinin albümündeki her parça ayrı telden çalıyor gibi. Bütünlük içinde olan var olmayan var ama dokunduğu her tel bana hitap ettiği için memnuniyetle dinledim. Benim için takipte olduğum üçlü şöyle:
1. Ab-ı Hayat
2. Kir ve Keder
3. Toprak
Tabii ki loopta. Maalesef buraya yalnızca Toprak klibini koyabiliyorum, geri kalanı için başınızın çaresine bakmanız gerekecek.
Dikkat! İçinde yaşadığınız yüzyıla direnip de adam gibi albüm almak isteyenler, albüm ortalara doğru ağır bir çukura düşüyor gibi olsa da çıkış kısa sürecek, merak buyurmayın.
Etiketler:
albüm,
babajim studios,
bişiler,
ehlikeyf,
enfes,
ferit odman,
ibrahim maalouf,
kıvılcım,
mısırlı ahmet,
müzik,
sony
27.02.2012
Bişiler... Burak Ekinil - Balık
Balık gibi albüm. Dalgın, akıcı, harika değil tadında...
İnsan zihni eşleştirerek ve etiketleyerek çalıştığından insanın aklından Nil'in erkeği demek geçmiyor değil. Ama Nil değil.
İnsan zihni eseri sanatçının geçmişine dayandırmaktan kendini alamadığından, reklam müziği gibi albüm demek geliyor insanın içinden. Ama reklam müziği değil.
Yine de sevdiğiniz taraflarından alırsanız beklenmedik sözler ve beklenmedik müziklerle iyi olduğu kadar tatlı denecek kadar hafif olmuş.
Yani harika değil ama kararında.
Çünkü abartmaya gerek yok. Çünkü daha fazla ellemeye lüzum yok, iyi böyle. Alırsın, dinler gidersin.
Şimdi ben buraya Hulusi Kentmen'i koyuyorum, çok da sevdim durup durup dinliyorum ama çok sevgili Ekinil bilmeden bana şarkı yapmış ve fakat yutupa koymamış. Şimdi buna bir bakın, bulursanız da Oburu dinleyip beni hatırlayın...
Etiketler:
balık,
bişiler,
burak ekinil,
hulusi kentmen,
müzik,
obur,
video
23.02.2012
Mola! Çok Avangartsınız
Koy klişesine rahvan gitsin!
Dehlizlerindeyim yine aklımın. Sesler giderek boğuklaşıyor.
Her seferinde bulmak daha zor oluyor ama daha kısa sürüyor. Nasıl iş anlamadım.
Yol açık ama hava buluta giriyor ikide bir. Bu nasıl iklim çözemedim.
Herkes konuşuyor da kimse bir bok anlamıyor diğerinden.
Böyle diyalogun içine tüküreyim.
Ver bana bir bisiklet koçum, ben zihnimin patikalarına göçteyim...
Etiketler:
avangarde,
kill kill,
lana del rey,
mola,
müzik
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















